3 Ekim 2016 Pazartesi

2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılı Hayırlı Olsun


Günlerdir bir koşuşturmacanın içindeyim tıpkı bir çok evdeki gibi. Haftalardır neredeyse sadece okul ile ilgili konularla yatıp kalkıyoruz. Okul seçimi, öğretmen seçimi, okul kayıdı, psikolojik olarak alıştırma süreci, yeni okul kıyafetlerimizi alma telaşı, okul malzemeleriydi, çantasıydı ayakkabısıydı. Bunların içinde Kurban Bayramı yolculuğu, kurban kesimi ve sonraki hengameleri saymıyorum daha. Ve bu telaşımı ikiyle çarpın. İki minnağım bu sene okullu oldular. Ediz 1. sınıfa, Emir anasınıfına başladı.İkisininde ilk senesi olduğu için okula alışma süreçlerinde git gel birini al bırak ötekine git gerçekten yoruldum. Ama aklıma şu bloğu yazmaya başladığımda bu bebelerin okula gitme zamanı ne zaman gelecek dediğim zamanı çok iyi hatırlıyorum.Sanki çok uzun seneler varmış gibi geliyordu gözüme. Ama gelin görün ki göz açılıp kapanmış ve o günler gelmiş. İnanılır gibi değil gerçekten. Üstelik bu süreci kendi isteğimle hep onların yanında geçirdim. Bundan 2-3 hafta önce şu çok meşhur kolejlerden birinden ben başvurmadığım halde Bilim Proje Danışmanı olmam için görüşme isteği teklifinde bulunuldu. Bir hafta içerisinde 2 görüşme ve bayram sonrası hemen işe başlamak. O kadar hazırlıksız, o kadar içime sinmedi ki okulların açılmasında geçen o ilk iki hafta içinde gözleri fellik fellik beni arayan, gördüğünde sevinip gözlerinin içi parlayan bu iki sabiyi bırakıp göremeyecek olma hissini kaldıramadım maalesef. Kim ne derse desin bu benim tercihim. Ayrıca bu süreç içinde özel okullarında bir o kadar içinin şişirilmiş olduğunu anladım. Bilim proje namına öğrencilerin hiç bir fikir üretmedikleri önlerine konulanı sadece ezberlemeleri anlayışıyla gidildiği, bırakın öğrencileri projeyi bulup geliştirme işini tamamen yürütmesi gereken öğretmenlerin bile bu işten hiç bir şey anlamadığı hatta bu işi bölümleri dahi olmadığı halde proje danışmanlarının  üstlendiği. Düşünün ben Moleküler Tıp uzmanıyım fen projeleri ile yardımcı olmalıyım ama bırakın feni tarih, felsefe ve vb dallarda proje üretmemiz bekleniyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. O kadar armut pişsin ağzıma düşsün yaşıyıp yaşatıyoruz ki yeni nesilden gerçekten endişeliyim. Ben ki ortaokulda din dersinde dahi, kalın benim ağırlığım kadar olan ansiklopedileri çantamda sırtlanıp yürüyerek okula giden bir çocuktum. Bu yüzden bazı şeyleri kabullenmem daha zor oluyor. 
Neyse çocukların okul telaşından sistemin sorunlarına nasıl geldim bilmiyorum ama bu kadar felsefe yeter bize değil mi?
Tüm çocuklara güzel bir eğitim öğretim yılı diliyorum. Hep mutlu olsunlar inşallah.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder